16 Aralık 2017 Cumartesi
Anasayfa > SİVEREK > Siverekli öğrenciler Çad ve Bangladeş'te su kuyusu açtı

Siverekli öğrenciler Çad ve Bangladeş'te su kuyusu açtı

21.11.2017 09:37:28 12 14 16 18 yazdır
Siverek imam hatip lisesi öğrencileri, topladıkları harçlıklarla Çad ve Bangladeş'te ihtiyaç sahipleri için su kuyusu açtılar.
Siverekli öğrenciler Çad ve Bangladeş'te su kuyusu açtı
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde imam hatip lisesi öğrencileri, veli ve öğretmenleriyle beraber küçük kumbaralara harçlıklarından attıkları yardımlarla Avrupa Yetim-Der aracılığıyla Çad ve Bangladeş'te su kuyusu açtılar.


İki yıldır bu şekilde yardım toplayan Mehmet Ragıp Karcı Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, Afrika'da 3 katarak ameliyatı gerçekleştirmenin yanında, her ay kardeş olarak belirledikleri 15 yetime de yardımda bulunuyorlar.

Konuyla ilgili bilgilendirme yapan Mehmet Ragıp Karcı Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Fizik Öğretmeni Mikail Baran, bu şekilde farkındalık oluşturmak istediklerini söyledi.

Okullarında her sınıfın bir yetim kardeşinin olduğunu belirten Baran, herkesin bu hayır yarışında yer alması gerektiğini ifade etti.

Baran, "Malumunuz, dünyanın her tarafında yaşanan zulüm, açlık ve susuzluğu gerek sosyal medyada gerekse de görsel medyada görüyoruz. Bizler bu mazlumların çığlığını duyunca yerimizde duramadık. Okul olarak ne yapabileceğimizi araştırdık. Araştırmalarımız sonucunda dünyanın çeşitli yerlerinde su kuyusu açabileceğimizi düşündük. Bunun için yetkililerle iletişime geçtik, ardından okul içerisinde organize olmaya çalıştık. Çalışmalarımız sonucunda, geçen yıl Afrika'nın Çad ülkesinin Maoka bölgesinin Saili köyünde günde bin 500 kişinin yararlanabileceği bir su kuyusu açmak istedik. Bir ay içerisinde su kuyusu açacak parayı toplayarak su kuyusunu açtık. Bu sene Myammar'ın Arakan bölgesinden insanlar zulümden dolayı Bangladeş'e göç ediyorlar, yolda birçok insanı kaybettiler. Onlar açlık ve susuzluk içerisinde kıvranırken bizler yerimizde duramadık. Elimizden bir şeylerin gelebileceğini düşündük. Konuyla ilgili Avrupa Yetim-Der ile irtibata geçtik. Dernek yetkilileri bize orada su kuyusu açabileceğimizi ifade ettiler. Bizler de öğrencilerle beraber para yardımı toplayarak, bir hafta önce Arakan'daki su kuyumuzu açtık. Biliyorsunuz, bölgemizde suyumuz ve yiyeceklerimiz var ama dünyanın diğer ucunda bir parça ekmeğe ve suya hasret olanlar var. Peygamber Efendimizin hadisi şerifinde buyurduğu gibi, 'Komşusu açken tok yatan bizden değildir.' düsturuyla hareket ettik. İki bölgede su kuyusu açtık." dedi.

"Amacımız, öğrencilerimize yardım bilincini vermek"

Okul olarak her ay yardımda bulundukları 15 yetimin olduğunu bildiren Baran, şunları söyledi:

"Milli Eğitim Bakanlığının 'İyilikte Yarışan Sınıflar' diye bir projesi var. Her sınıfın bir yetim kardeşi oluyor ve herkes bir lira vererek, ayda 100 TL ile dünyanın herhangi bir yerinde renk, din, dil ayrım etmeksizin yardım yapabiliyor. Bizler de öğrencilerimizle öyle bir çaba içerisinde girerek Türkiye, Irak, Somali, Çad, Arakan gibi birçok ülkede yetim kardeş aldık. Geçen sene 3 yetim kardeş aldık, bu sene bu yetim sayımızı 15'e çıkardık. Bu sayıyı daha da yükseltmek istiyoruz. Bizim tek bir amacımız var, o da imam hatip lisesi olarak öğrencilerimize yardım bilincini vermek, dünyada gelişen olaylar karşısında Müslüman kardeşlerimize en azından bulundukları yerden fayda sağlamak. Elimizden geldiğince yetim kardeşlerimizle iletişime geçiyoruz, onlara mektuplar yazıyoruz. Onlar da bize mektup yazıyorlar. Onların durumunu takip etmeye çalışıyoruz."

"Afrika'da 3 kişinin katarakt ameliyatını gerçekleştirdik"


Afrika'da 3 kişinin katarakt ameliyatını gerçekleştirdiklerini dile getiren Baran, "Afrika kıtasında katarakt hastalığı büyük bir sıkıntıdır. Bu hastalık eğer tedavi edilmezse körlüğe neden olabiliyor. Bizler de birkaç sınıfımızla, idare ve öğretmenimizle beraber Afrika'da 3 kişinin katarakt ameliyatını gerçekleştirdik. Biz sadece maddi yardımda bulunmuyoruz, insanların sağlık ve eğitimiyle de ilgilenmeye çalışıyoruz. Bizim tüm etkinliklerimiz bunlarla sınırlı değil. Gerek okul içerisinde ve gerekse de Siverek ile köylerinde çeşitli ailelere yardım çalışmaları yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Öğrencilerimiz hiç tanımadıkları insanları yetim kardeş olarak alıyorlar"

"Tarihte hep bir kişinin ayağa kalkmasıyla birçok olay gerçekleşmiştir." diyen Baran, "Genelde toplumda 'Bazıları yapsın sonra biz yaparız.' anlayışı vardır. Biz bunu beklemedik ve ön ayak olmak istedik, Rabbim de bizi muvaffak kıldı. Biz özelde imam hatipler, genelde tüm Türkiye'deki okullar ve tüm insanları bu hayır yarışına çağırıyoruz. Bu mağduriyetleri televizyonda seyretmekle kalınmıyor. Gerek görsel ve gerekse sosyal medyada birçok görüntü izliyoruz. Açlık, susuzluk ve zulüm başını almış gidiyor. Bunun karşısında duygulanmamak elde değil. Burada sadece duygulanmak yetmiyor, kalkıp bir şeyler yapmak gerekiyor. Bizler bu konuyu öğrencilerimize açtık, onlara yetimlerin görüntülerini gösterdik, onlar da duygulandılar. Dünyada hiç gitmedikleri, tanımadıkları insanları kardeş olarak alıyorlar. Bu onlara yetiyor. Bizde 'ben' yoktur, 'ümmetçilik' vardır. Dünyanın neresinde olursa olsun onlara gelecek en kötü bir zarar bizi de etkiliyor ve ilgilendiriyor." şeklinde konuştu.

Yardımlarla üzerlerine düşen görevi yerine getirmeye çalıştıklarını söyleyen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Bilal Şanlı, dini inançlarının, kendilerini bu yardımları yapmaya sürüklediğini belirtti.

"Bu projemizin diğer okullara örnek olmasını diliyoruz"

Öğrencilere imam hatip ruhunu aşılamak istediklerini anlatan Şanlı, şu ifadeleri kullandı:

"İslam dünyasının çeşitli bölgelerinde gerek su sıkıntısı çeken gerekse yetim olan kardeşlerimize 'Müminler kardeştir.' ayetinin öncülüğünde yardım etme amacıyla geçen sene olduğu gibi bu sene de bir proje başlatmış bulunmaktayız. Bu fikir; imam hatip ruhunu aşılamak, Müslümanların birbirinden haberdar olmasını, aynı fikir birliğine sahip ve aynı inanç değerlerini paylaşan insanların yardımlaşması için çıktı. Biz bu projeyi öğrencilerimizde bu hassasiyeti uyandırmak amacıyla yapmaktayız. Bizi bu projeye sürükleyen dini değerlerimizdir. Bu projemizin diğer okullara örnek olmasını diliyoruz. Gerçekten bir okul olarak 15 yetime sahip çıkabiliyor, 3 katarak ameliyatı gerçekleştirebiliyor, 2 ülkede su kuyusu açabiliyorsak Allah'ın izniyle diğer okulların da bunu başaracağına inancımız tamdır. Diğer öğretmen ve idarecilerin de bu konuda daha fazla bilinçlenmesini arzuluyor ve bu yardımlara destek vermelerini bekliyoruz."

"Önemli olan yardımın miktarı değil, amacıdır"

Yardımın bir alt ya da üst limitinin olmadığını belirten Şanlı, "Önemli olan, yardımın Allah rızası için yapılmış olmasıdır. Zaten büyük yardımlar küçük yardımların toplanmasıyla olur. 'Damlaya damlaya göl olur.' atasözünden hareketle öğrencilerimizi ve velilerimizi ne kadar olursa olsun bir alt ya da üst limit belirlemeden yardıma davet ediyoruz. Önemli olan yardımın miktarı değil, ne amaçla yapıldığıdır." dedi.

Duygularını paylaşan öğrenciler ise yardım yapmanın çok güzel olduğunu dile getirip, muhtaçların çığlıklarına sessiz kalınmaması gerektiğini söylediler.

Öğrencilerden Rukiye Bozkoyun, "Peygamber Efendimizin yetimlere duyduğu hassasiyeti bildiğimizden dolayı böyle bir proje başlatmak istedik. Savaşları, açlık, yokluk ve zorlukları gördüğümüz için yetimlere destek olmak istedik. En azından elimizden geldiği kadar yetimlere destek oluyoruz. Aslında topladığımız çok büyük bir miktar değil, her gün harçlıklarımızdan biraz biraz vererek yetimlere destek oluyoruz. Gerçekten bu çok hoş ve güzel bir şey, insanın bu bilinci duyması çok hoş. Böylelikle insanın yardımlaşma duygusu da gelişiyor. Herkes şunu bilmeli: Peygamber Efendimiz de bir yetimdi. O yüzden yetimlere karşı hassasiyeti vardı, onlara çok düşkündü. Biz de yetimlere düşkün olmalıyız. Zaten bu hayatta örnek alacağımız tek bir insan var, o da Peygamber Efendimizdir. Onu örnek almamızı istiyorum." ifadelerini kullandı.

"Yetimlerin neler hissettiğini anlayabiliyoruz"

Mazlumların çığlıklarına sessiz kalınmaması gerektiğini anlatan Halime Keklik, şunları söyledi: "Geçen yıl Çad'da, bu sene de Bangladeş'te su kuyusu açtık. Müslüman kardeşlerimizin açlık ve susuzluk gibi birçok ihtiyacı var. Müslüman ülkelerde yaşanan bu zulümlerden dolayı mümin kardeşlerimizin birçoğunun birçok ihtiyacı meydana geliyor. Bizler bunları aza düşürmek için su kuyusu açma gibi bir projede bulunduk. Tüm öğrenciler ve öğretmenler olarak bir yardım kampanyası başlattık. Yetim kardeşlerimize yardımcı olmaya çalıştık. Biz Peygamber Efendimizin hayatını okuyoruz. Kendisi hem yetim hem de öksüzdü. Bu bakımdan yetimlerin neler hissettiğini anlayabiliyoruz. Bunlara yardımcı olmak bence mükemmel bir duygu. Tüm öğrencilerin bunu yaşamasını isterim. Lütfen onların çığlıklarına sessiz kalmasınlar."

Büyük bir iyiliğe öncülük ettiklerini söyleyen Dilan Çınar, bu yardımlar dolayısıyla yaşadıkları mutluluğun tarif edilemez olduğuna değindi.

"Birimizin canı acıyınca diğerimizin de canının acıması gerekiyor"

Müminlerin bir uzuv gibi olduğunu ve birinin canı acıyınca diğerinin de hissetmesi gerektiğini dile getiren Çınar, "Onlar orada aç ve susuzken biz burada kayıtsız kalamayız. Onun için Çad'da, Bangladeş'te su kuyuları açtık. Afrika'da katarakt ameliyatı yaptık. Mümin kardeşlerimize kol kanat gerdik, inşallah mükâfatı Allah'tandır. Diğer Müslüman kardeşlerimizi böyle yapmaya davet ediyoruz. Çünkü 'İyilikte yarışın' buyuruyor Allah Teâlâ. Büyük bir iyiliğe öncülük yapmak ayrı bir olaydır. İmam hatipliler olarak diğer arkadaşlarımıza da örnek olmak istiyoruz. Bu mutluluğun haddi hesabı yok. Bu dünyayı geçsek bile diğer dünyada büyük mükâfat var. Bunun için dahi bu iyiliğe katılmalarını isterim. Biz yapmazsak kim yapacak? Birimizin canı acıyınca diğerimizin de canının acıması gerekiyor. Gelin hep beraber birlik olup Allah'ın ipine sımsıkı sarılalım." şeklinde konuştu.

Yaptıkları yardımlar dolayısıyla mutlu olduklarını belirten Ayşegül Uslu, "Yardım ettiğimiz için çok mutluyuz. Güzel bir duygu ancak herkesin bunu yaşaması lazım. Şimdi söylesem belki nasıl bir duygu olduğunu anlayamazlar. Biz yaşadık ve gördük nasıl bir şey olduğunu. Ülkemizde ya da başka ülkelerde zulüm ve savaş var, yetim olan ve açlıktan ölen insanlar var. Biz yardım ettiğimiz ve imam hatipli olduğumuz için çok mutluyuz." dedi.

"Yaptığımız yardımın miktarına değil, amacımıza bakıyoruz"

Müslümanlar olarak mağduriyet ve zulme karşı duyarsız kalınmaması gerektiğini dile getiren Meryem Sert ise "İmam hatipli olmamızı bırakın, biz Müslümanız. Bizim yapmamız gereken görevlerimiz var. Bunları yapmazsak Müslümanız diye geçinemeyiz. Bizim bunları yapmamızda birçok hocamızın katkısı oldu. Bütün bunları Allah için ve örnek olmak için yapıyoruz ki Müslümanlığımızı ortaya koyabilelim. Yaptığımız yardımın miktarına değil, amacımıza bakıyoruz. Zaten Peygamberimizin hadislerinde bildiğimiz üzere, her zaman yetimlere, yoksullara, yardıma muhtaç olanlara özen gösterilmiştir. İslam dinine bakarsanız zaten siz bunun değerini iyice anlarsınız. Eğer siz şimdi bir kediye bir şey vererek mutlu oluyorsanız aç olan bir insanı doyurarak huzur buluyorsunuz. Sizin bunu bilerek, buna göre hareket etmeniz gerekiyor ki bunları yapmazsanız Müslümanlığınızı bir düşünün diyorum. Nasıl ki Hz. Hüseyin Kerbela'da susuzken içiniz sızlıyorsa Afrika'daki Müslüman kardeşleriniz de öyledir. Onlara da sessiz kalmayın, katkılarda bulunmaya çalışın. Yaptığınız katkının değeri önemli değildir. Önemli olan amacınızdır." ifadelerini kullandı.

(
M. Hüseyin Temel, Mehmet Çelik - İLKHA) 
Siverek.com.tr
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri